Sözleşme hazırlama, inceleme, müzakere, sözleşme ihlali davaları ve fesih süreçlerinde uzman hukuki danışmanlık.

Sözleşmeler hukuku, taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin kurulmasını, yürütülmesini ve sona ermesini düzenleyen borçlar hukukunun temel alanlarından biridir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), sözleşme hukukunun başlıca kaynağını oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve özel kanunlar da sözleşme ilişkilerini düzenler.
TBK md. 1 uyarınca sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince taraflar, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilir (TBK md. 26-27). CLB Hukuk olarak Diyarbakır'da sözleşme süreçlerinin her aşamasında müvekkillerimize güvenilir hukuki destek sunmaktayız.
CLB Hukuk Bürosu olarak Diyarbakır ve çevre illerde bireysel ve kurumsal müvekkillerimize sözleşme hukukunun tüm alanlarında kapsamlı danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermekteyiz.
Güçlü ve hukuka uygun bir sözleşme hazırlamak, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önlemenin en etkili yoludur. Profesyonel sözleşme hazırlama süreci belirli aşamalardan oluşur.
Müvekkilimizin ihtiyaçları, ticari hedefleri ve sözleşmenin amacı detaylı biçimde belirlenir. Karşı tarafın konumu, risk faktörleri ve sektörel gereklilikler analiz edilir.
TBK ve ilgili özel mevzuat çerçevesinde sözleşme taslağı hazırlanır. Emredici hükümlere uygunluk sağlanır, müvekkilin menfaatleri azami düzeyde korunur. Cezai şart, temerrüt faizi, uyuşmazlık çözüm yöntemi gibi kritik maddeler özenle düzenlenir.
Hazırlanan taslak müvekkilimize sunularak detaylıca açıklanır. Müvekkilin talep ve önerileri doğrultusunda gerekli revizyonlar yapılır. Her maddenin hukuki sonuçları anlaşılır biçimde aktarılır.
Sözleşme taslağı karşı tarafa sunulur. Müzakere sürecinde müvekkilimizin pozisyonunu güçlü biçimde savunur, karşı tarafın taleplerini hukuki açıdan değerlendiririz. Uzlaşma sağlanana kadar müzakereler sürdürülür.
Müzakere sonucu kesinleşen metin, son kez hukuki kontrolden geçirilir. Yazım hataları, tutarsızlıklar ve hukuki boşluklar giderildikten sonra tarafların imzasına sunulur. Gerekli hallerde noter onayı veya resmi şekil şartları yerine getirilir.
Sözleşmenin yürürlüğe girmesinin ardından ifa sürecinde danışmanlık hizmeti sunulur. Sözleşme koşullarına uyulup uyulmadığı takip edilir, ihlal halinde gerekli hukuki adımlar derhal atılır.
Türk Borçlar Kanunu, sözleşme taraflarına geniş haklar tanırken önemli yükümlülükler de yüklemektedir. TBK md. 112 uyarınca borçlu, borcunu ifa etmezse veya gereği gibi ifa etmezse alacaklı bundan doğan zararın giderilmesini isteyebilir.
Sözleşme özgürlüğü ilkesi kapsamında taraflar, sözleşmenin tipini, içeriğini ve şeklini serbestçe belirleyebilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşme hükümleri kesin hükümsüzdür (TBK md. 27).
Borcun ifa edilmemesi halinde alacaklı, TBK md. 125 uyarınca borcun aynen ifasını ve gecikme tazminatını talep edebilir ya da borcun ifasından vazgeçerek olumlu veya olumsuz zararın giderilmesini isteyebilir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK md. 123-125 hükümleri uyarınca temerrüde düşen tarafa uygun süre verilerek sözleşmeden dönülebilir.
Aşırı ifa güçlüğü halinde ise TBK md. 138 kapsamında sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması veya sona erdirilmesi talep edilebilir. Bu madde, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde büyük önem taşımaktadır.
Diyarbakır, bölgesel ticaret merkezi olma özelliğiyle çok sayıda ticari sözleşme ilişkisine ev sahipliği yapmaktadır. İnşaat sektöründeki büyüme, tarım ve gıda sanayisindeki gelişmeler ve artan franchise yatırımları sözleşme hukukuna olan ihtiyacı artırmaktadır.
Diyarbakır'da faaliyet gösteren işletmeler arasında distribütörlük, bayilik ve franchise sözleşmeleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle GAP Bölgesi kapsamındaki yatırım projeleri, inşaat sözleşmeleri ve eser sözleşmeleri konusunda uzman hukuki desteği gerekli kılmaktadır.
Bölgedeki kira ilişkileri, tarımsal üretim sözleşmeleri, ortaklık sözleşmeleri ve hizmet sözleşmeleri de sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır. CLB Hukuk olarak Diyarbakır'ın ticari ve sosyal dinamiklerine hakimiyetimiz, müvekkillerimizin sözleşme süreçlerini en sağlıklı biçimde yönetmemizi sağlamaktadır. Diyarbakır Adliyesi ve bölge mahkemeleri nezdindeki deneyimimiz, dava süreçlerinde önemli avantaj oluşturmaktadır.
CLB Hukuk Bürosu, Diyarbakır'da sözleşme hukuku alanında uzmanlaşmış avukat kadrosuyla hem bireysel hem de kurumsal müvekkillerine kapsamlı hizmet sunmaktadır. Sözleşme hazırlama aşamasından uyuşmazlık çözümüne kadar tüm süreçlerde yanınızdayız.
Büromuz, sözleşme hazırlamada müvekkilin menfaatlerini azami düzeyde koruyan, olası riskleri önceden bertaraf eden ve hukuki belirsizlikleri en aza indiren metinler ortaya koymaktadır. Mevcut sözleşmelerin incelenmesinde ise hukuki risk analizi yaparak müvekkillerimizi olası sorunlara karşı uyarıyoruz.
Sözleşme ihlali durumlarında müzakere, arabuluculuk ve dava süreçlerini etkin biçimde yönetiyoruz. Diyarbakır ve bölgedeki mahkemeler nezdindeki tecrübemiz, güncel Yargıtay içtihatlarına hakimiyetimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımız ile müvekkillerimizin haklarını en üst düzeyde savunuyoruz.
TBK md. 12 uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir; sözlü sözleşmeler de geçerlidir. Ancak taşınmaz satışı (resmi şekil), kefalet sözleşmesi (yazılı şekil) gibi bazı sözleşme tipleri için kanun özel şekil şartı aramaktadır. İspat kolaylığı açısından her sözleşmenin yazılı yapılması tavsiye edilir.
TBK md. 112 ve 125 uyarınca sözleşme ihlali halinde alacaklı; borcun aynen ifasını ve gecikme tazminatını talep edebilir, borcun ifasından vazgeçerek müspet veya menfi zararının tazminini isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir. Dönme halinde taraflar aldıklarını iade ile yükümlüdür. Hangi yolun tercih edileceği, somut olayın koşullarına göre belirlenir.
TBK md. 182/3 uyarınca hakim, aşırı gördüğü cezai şart miktarını kendiliğinden indirir. Yargıtay içtihatları da fahiş cezai şart maddelerinin hakkaniyete uygun biçimde indirilmesini öngörmektedir. Bu nedenle sözleşmeye yazılan cezai şart miktarı her zaman aynen uygulanmayabilir; makul ve orantılı belirlenmesi önemlidir.
Franchise sözleşmelerinde bölge hakkı, süre, franchise bedeli, royalty oranı, fesih koşulları, rekabet yasağı ve marka kullanım şartları özenle düzenlenmelidir. TTK ve TBK hükümleri çerçevesinde tarafların hak ve yükümlülükleri açıkça belirlenmeli, uyuşmazlık çözüm mekanizması (arabuluculuk, tahkim veya mahkeme) sözleşmede yer almalıdır.
Belirli süreli sözleşmelerde kural olarak tek taraflı fesih mümkün değildir; haklı sebep bulunması gerekir. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise TBK md. 328 ve ilgili hükümler uyarınca fesih bildirim sürelerine uyularak sözleşme sona erdirilebilir. Haklı nedenle fesih halinde bildirim süresine gerek yoktur. Her durumda fesih iradesinin yazılı biçimde ve ispat edilebilir şekilde bildirilmesi tavsiye edilir.
Ticari davalarda (6102 sayılı TTK kapsamındaki uyuşmazlıklar) ve iş sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda arabuluculuk dava şartıdır; önce arabuluculuğa başvurulmadan dava açılamaz. Diğer sözleşme uyuşmazlıklarında ise arabuluculuk zorunlu olmamakla birlikte ihtiyari olarak tercih edilebilir. Arabuluculuk süreci daha hızlı ve düşük maliyetli çözüm imkanı sunar.
Deneyimli ekibimizle hemen iletişime geçin, haklarınızı birlikte koruyalım.