Diyarbakır'da kira uyuşmazlıkları, tahliye davaları, tapu iptali ve tescil, kat mülkiyeti sorunları ile gayrimenkul alım-satım işlemlerinde uzman hukuki danışmanlık sunuyoruz.

Kira ve gayrimenkul hukuku, taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet haklarını, kira ilişkilerini ve gayrimenkul işlemlerini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk hukuk sisteminde bu alan başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) kira sözleşmesine ilişkin 299-378. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) eşya hukuku hükümleri, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile şekillenmektedir. Diyarbakır, hızla büyüyen kentleşme yapısı, yoğun konut ve ticari gayrimenkul piyasası ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en dinamik gayrimenkul pazarlarından birine sahiptir. Kentsel dönüşüm projeleri, yeni konut alanları ve ticari yatırımlar nedeniyle gayrimenkul uyuşmazlıkları bölgemizde giderek artmaktadır. CLB Hukuk olarak, kira hukuku ve gayrimenkul hukukunun tüm alanlarında Diyarbakır'daki müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sağlıyoruz.
CLB Hukuk, gayrimenkul ve kira hukukunun her alanında Diyarbakır ve çevre illerde bireysel ve kurumsal müvekkillerine hizmet vermektedir. Taşınmaz alım-satımından kira uyuşmazlıklarına, imar sorunlarından kentsel dönüşüme kadar geniş bir yelpazede uzman kadromuzla yanınızdayız.
TBK'nın 350-356. maddeleri, kiraya verenin belirli koşullar altında tahliye davası açmasına imkân tanımaktadır. Tahliye sebepleri arasında kiracının taahhüdünü yerine getirmemesi, kira bedelini ödememesi, kiraya verenin gereksinimi ve yeni malikin ihtiyacı gibi haller sayılabilir. Tahliye süreci hukuki prosedürlere sıkı sıkıya bağlıdır ve usul hatası hak kaybına yol açabilir.
Kira bedelini ödemeyen kiracıya TBK m.315 uyarınca yazılı ihtarname gönderilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya 30 günlük ödeme süresi tanınmalıdır. İhtarname noter aracılığıyla gönderilmelidir.
Tahliye talebinin hukuki dayanağı belirlenir: kira bedelinin ödenmemesi (TBK m.315), iki haklı ihtar (TBK m.352), tahliye taahhüdü (TBK m.352), kiraya verenin ihtiyacı (TBK m.350) veya yeni malikin ihtiyacı (TBK m.351).
Kira bedelinin ödenmemesi halinde icra yoluyla tahliye (İİK m.269) veya sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılabilir. İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açılmalıdır.
Sulh hukuk mahkemesi tahliye talebini değerlendirir. İhtiyaç nedeniyle tahliyede ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispatı gerekir. Mahkeme tahliyeye karar verirse kiracıya taşınmazı boşaltması için süre verilir.
Kiracı mahkeme kararına rağmen taşınmazı boşaltmazsa, icra müdürlüğü aracılığıyla zorla tahliye işlemi gerçekleştirilir. İcra memuru ve gerektiğinde kolluk kuvvetleri eşliğinde tahliye yapılır.
Türk Borçlar Kanunu, kira ilişkisinde hem kiracıyı hem kiraya vereni koruyan dengeli bir düzenleme getirmektedir. Kiracı, kira sözleşmesi süresince kiralananı sözleşmeye uygun biçimde kullanma, kiraya verenin taşınmazı kullanıma elverişli halde tutmasını isteme ve konut kiralarında sözleşme süresinin bitiminde otomatik uzama hakkına sahiptir. TBK m.344 uyarınca konut kiralarında kira artış oranı bir önceki kira yılındaki TÜFE oranını geçemez. Kiraya veren ise kira bedelini zamanında tahsil etme, taşınmazı sözleşme bitiminde teslim alma ve mülkiyet hakkından kaynaklanan tasarruf haklarını kullanma yetkisine sahiptir. 10 yıllık uzama süresi dolan kira sözleşmelerinde kiraya veren, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.347). Depozito (güvence bedeli) konusunda ise TBK m.342, üç aylık kira bedelini aşmayacak şekilde sınırlama getirmiştir. CLB Hukuk olarak, kiracı ve kiraya veren müvekkillerimizin haklarını korumada özenli bir yaklaşım sergiliyoruz.
Diyarbakır, tarihi dokusu, hızla genişleyen kentsel alanları ve önemli gayrimenkul yatırımlarıyla dikkat çekmektedir. Sur ilçesindeki kentsel dönüşüm projeleri, Kayapınar ve Bağlar'daki yeni konut alanları, organize sanayi bölgeleri ve ticari gayrimenkul projeleri şehrin gayrimenkul piyasasını canlı tutmaktadır. Bu dinamik yapı, tapu uyuşmazlıklarından kira anlaşmazlıklarına, kamulaştırma davalarından kat mülkiyeti sorunlarına kadar pek çok hukuki meseleyi beraberinde getirmektedir. Diyarbakır'da özellikle kadastro tespitine itiraz davaları, miras yoluyla intikal eden taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davaları ve kentsel dönüşüm sürecindeki hak kayıpları sıkça karşılaşılan uyuşmazlık türleridir. Diyarbakır Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde geniş dava tecrübemizle müvekkillerimize güçlü bir hukuki temsil sağlıyoruz.
CLB Hukuk Bürosu, kira ve gayrimenkul hukuku alanında Diyarbakır'da müvekkillerine güvenilir ve etkin hukuki çözümler sunan bir hukuk bürosudur. Gayrimenkul işlemlerinin yüksek mali değerleri göz önünde bulundurulduğunda, bu alanda uzman bir avukatla çalışmanın önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Tapu kayıtları, imar planları, kira sözleşmeleri ve mülkiyet haklarına ilişkin tüm süreçlerde müvekkillerimize detaylı hukuki analiz sunuyoruz. Diyarbakır'ın yerel gayrimenkul piyasasına hakimiyetimiz, tapu müdürlükleri ve belediyeler nezdindeki işlem tecrübemiz ile müvekkillerimizin mülkiyet haklarını en etkin biçimde koruyoruz. Dava sürecinde şeffaf bilgilendirme politikamız ve sonuç odaklı çalışma anlayışımızla fark yaratıyoruz.
Kiracınızı tahliye edebilmeniz için TBK'da sayılan tahliye nedenlerinden birinin mevcut olması gerekir. Başlıca tahliye nedenleri: kira bedelinin ödenmemesi (TBK m.315), iki haklı ihtar (TBK m.352/2), yazılı tahliye taahhüdü (TBK m.352/1), kiraya verenin veya yakınlarının konut veya işyeri ihtiyacı (TBK m.350) ve yeni malikin ihtiyacı (TBK m.351). Her bir tahliye sebebi farklı usul ve sürelere tabidir, bu nedenle uzman bir avukattan destek almanız önemlidir.
Konut kiralarında TBK m.344 gereğince kira artış oranı, bir önceki kira yılındaki TÜFE (tüketici fiyat endeksi) yıllık değişim oranını geçemez. Taraflar sözleşmede bundan daha düşük bir oran kararlaştırabilir, ancak TÜFE üzerinde bir oran belirlense dahi bu geçersiz sayılır. 5 yıldan uzun süreli kira ilişkilerinde hakim tarafından kira bedeli tespit edilebilir ve bu durumda TÜFE sınırlaması uygulanmaz; hakim emsal kira bedelleri ve hakkaniyete göre karar verir.
Tapu iptali ve tescil davası, tapu kaydının gerçek hukuki durumu yansıtmadığı hallerde açılır. Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), sahte vekaletname ile yapılan satışlar, ehliyetsizlik, hata-hile-ikrah (irade sakatlıkları), imar uygulamaları sonucu oluşan hatalar ve kadastro tespitine itiraz en yaygın nedenlerdir. Dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır ve zamanaşımına tabi değildir.
Kira tespit davası, mevcut kira bedelinin emsal kira bedellerine göre düşük kaldığı durumlarda kiraya veren tarafından açılan bir davadır. TBK m.344 uyarınca 5 yıldan uzun süreli kira ilişkilerinde hakim, emsal kira bedelleri ve taşınmazın durumunu göz önünde bulundurarak yeni kira bedelini belirler. Dava, yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce açılmalı veya bu sürede ihtarname gönderilmiş olmalıdır.
TBK m.342 uyarınca konut kiralarında depozito tutarı 3 aylık kira bedelini geçemez. Güvence bedeli olarak para verilmesi kararlaştırılmışsa kiracının onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması gerekir. Kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracının borcu yoksa ve taşınmaz hasarsız teslim edilmişse depozito faizi ile birlikte iade edilmelidir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı tespiti yapılan binalarda hak sahipleri, yeniden inşa edilecek binadan pay alma, kira yardımı veya taşınma yardımı alma haklarına sahiptir. Maliklerin 2/3 çoğunluğu ile karar alınabilir; karara katılmayan maliklerin payları açık artırma ile satışa çıkarılabilir. Diyarbakır'da kentsel dönüşüm projeleri kapsamındaki haklarınız için hukuki danışmanlık almanız büyük önem taşımaktadır.
TMK m.698 uyarınca paydaşlardan her biri, paylaşma isteminde bulunma hakkına sahiptir. Ortaklığın giderilmesi davası, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde tüm paydaşlara karşı açılır. Mahkeme önce aynen taksimi (bölünmeyi) değerlendirir; aynen taksim mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verir. Bu dava türü, özellikle miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda Diyarbakır'da oldukça yaygındır.
Deneyimli ekibimizle hemen iletişime geçin, haklarınızı birlikte koruyalım.