Boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarında uzman avukatlık hizmeti. Aile hukuku uyuşmazlıklarında haklarınızı koruyoruz.

Aile hukuku, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde aile ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Evlenme, boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi, soybağı ve evlat edinme gibi konuları kapsayan aile hukuku, toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunun hukuki çerçevesini belirler.
Türk aile hukuku sistemi, Anayasa'nın 41. maddesinde yer alan "aile Türk toplumunun temelidir" ilkesine dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu anayasal güvence, aile hukuku davalarında mahkemelerin kararlarını doğrudan etkileyen temel bir ilkedir.
Aile hukuku uyuşmazlıkları, kişilerin en özel ve hassas alanlarını ilgilendirdiğinden, bu davalar hem hukuki bilgi hem de insan ilişkilerine duyarlılık gerektirir. TMK'nın 118 ila 494. maddeleri arasında düzenlenen aile hukuku hükümleri, nişanlanmadan boşanmaya, velayetten vesayete kadar geniş bir yelpazede uygulama alanı bulur. Aile mahkemelerinin kuruluşu ise 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile düzenlenmiştir.
CLB Hukuk olarak aile hukuku alanında müvekkillerimize kapsamlı ve çözüm odaklı hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü koşulları olduğunun bilinciyle, müvekkillerimizin ihtiyaçlarına uygun bireysel stratejiler geliştiriyoruz.
Diyarbakır Aile Mahkemeleri nezdinde yürüttüğümüz davalarda, müvekkillerimizin hem maddi hem de manevi haklarını en etkin şekilde korumayı amaçlıyoruz. Özellikle çocukların üstün yararı ilkesini her zaman ön planda tutarak hukuki süreçleri yönetiyoruz.
Boşanma, TMK'nın 161 ila 184. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk hukukunda boşanma davasının görülebilmesi için kanunda sayılan boşanma sebeplerinden birinin mevcut olması gerekmektedir. Boşanma sebepleri, özel sebepler (zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, terk, akıl hastalığı) ve genel sebepler (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) olarak ikiye ayrılır.
Anlaşmalı boşanmada eşlerin boşanma ve ferilerine ilişkin protokol düzenlemesi gerekirken, çekişmeli boşanmada mahkeme delilleri değerlendirerek karar verir. Her iki durumda da sürecin doğru yönetilmesi büyük önem taşır.
Avukatınız ile birlikte evliliğin durumu, boşanma sebepleri ve beklentiler değerlendirilir. Anlaşmalı mı çekişmeli mi boşanma yoluna gidileceğine karar verilir.
Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır. Dava dilekçesinde boşanma sebebi ve talepler açıkça belirtilir.
Mahkeme, tarafları ön inceleme duruşmasına çağırır. Bu aşamada sulh olasılığı araştırılır, uyuşmazlık konuları tespit edilir ve deliller belirlenir.
Tanıklar dinlenir, belgeler incelenir, gerektiğinde sosyal inceleme raporu (SİR) ve bilirkişi raporu alınır. Özellikle velayet konusunda pedagog ve psikolog görüşlerine başvurulur.
Mahkeme boşanmaya karar verirse; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konularında da hüküm kurar. Anlaşmalı boşanmada tek celsede karar verilebilir.
Karara karşı 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Karar kesinleşmeden boşanma hükmü nüfus kaydına işlenmez ve yeni evlilik yapılamaz.
Boşanma davasında her iki tarafın da korunması gereken önemli hakları bulunmaktadır. TMK, ekonomik açıdan güçsüz olan eşin korunmasını özellikle gözetir. Dava süresince tedbir nafakası, eşlerden birinin ortak konutta kalması ve çocukların geçici velayeti gibi geçici hukuki korumalar talep edilebilir.
Maddi tazminat hakkı, TMK'nın 174/1 maddesi uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınmıştır. Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın talebi ile hükmedilir. Tazminat miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilir.
Velayet konusunda mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alır. TMK'nın 182. maddesine göre, boşanma halinde çocuğun velayeti eşlerden birine verilir. Velayet kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı düzenlenir. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık koşulları ve anne-baba ile olan bağı velayet kararını etkileyen başlıca unsurlardır.
Nafaka türleri arasında tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası yer alır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak ödenmesine hükmedilen nafaka türüdür. Ancak yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü veya nafaka alacaklısının haysiyetsiz yaşam sürmesi halinde nafaka kendiliğinden kalkar.
Diyarbakır, geniş aile yapısının halen güçlü olduğu, geleneksel değerlerin modern hukuk sistemiyle bir arada uygulandığı bir şehirdir. Bu sosyokültürel yapı, aile hukuku davalarının seyrini ve çözüm yöntemlerini doğrudan etkilemektedir. Diyarbakır Aile Mahkemeleri, bölgenin en yoğun çalışan mahkemeleri arasında yer almaktadır.
Diyarbakır'da aile hukuku davalarında karşılaşılan başlıca konular arasında çekişmeli boşanma davaları, velayet uyuşmazlıkları, yüksek nafaka talepleri ve mal paylaşımı anlaşmazlıkları öne çıkmaktadır. Özellikle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruma kararı talepleri de bölgede sıklıkla görülmektedir.
CLB Hukuk olarak Diyarbakır'ın sosyokültürel yapısını ve bölgesel dinamikleri iyi bilen kadromuzla, müvekkillerimize en uygun hukuki stratejiyi sunmaktayız. Aile içi uyuşmazlıklarda öncelikle uzlaşma ve arabuluculuk yollarını değerlendirmekle birlikte, dava yolunun kaçınılmaz olduğu durumlarda müvekkillerimizin haklarını kararlılıkla savunuyoruz.
CLB Hukuk, Diyarbakır'da aile hukuku alanında uzmanlaşmış avukat kadrosuyla müvekkillerine güvenilir, şeffaf ve sonuç odaklı hukuki hizmet sunmaktadır. Aile hukuku davalarının kişilerin yaşamını derinden etkileyen hassas süreçler olduğunun bilinciyle, her dosyaya özel ve empatik bir yaklaşım sergiliyoruz.
Anlaşmalı boşanma süreçlerinde tarafların haklarını koruyan dengeli protokoller hazırlarken, çekişmeli boşanma davalarında güçlü delil yönetimi ve etkili savunma stratejileriyle müvekkillerimizin yanında yer alıyoruz. Velayet davalarında çocuğun üstün yararını her zaman ön planda tutarak hukuki süreçleri yönetmekteyiz.
CLB Hukuk olarak aile hukuku alanındaki güncel Yargıtay içtihatlarını ve mevzuat değişikliklerini yakından takip ediyoruz. Müvekkillerimizi sürecin her aşamasında bilgilendirerek, belirsizlik ve endişelerini en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Diyarbakır Aile Mahkemelerindeki deneyimimiz ve bölgesel uzmanlığımız, müvekkillerimize sunduğumuz hizmetin kalitesini doğrudan artırmaktadır.
TMK'nın 166/3 maddesine göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekir. Ayrıca tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında anlaşmış olmaları ve bu anlaşmanın hakim tarafından uygun bulunması zorunludur.
Çekişmeli boşanma davalarının süresi, davanın karmaşıklığına, delil durumuna, tanık sayısına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Ortalama olarak ilk derece mahkemesinde 1 ila 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır. İstinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte bu süre uzayabilir. Diyarbakır Aile Mahkemelerindeki iş yoğunluğu da süreyi etkileyen faktörler arasındadır.
Evet, TMK'nın 183. maddesi uyarınca velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Çocuğun menfaatinin gerektirdiği hallerde, koşulların değişmesi üzerine velayet diğer eşe verilebilir. Velayeti elinde bulunduran eşin çocuğu ihmal etmesi, kötü muamelede bulunması veya yaşam koşullarının önemli ölçüde değişmesi velayet değişikliği için yeterli sebep oluşturabilir.
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir ve giderleri, yaşam standartları, çocukların ihtiyaçları ve kusur durumu göz önünde bulundurulur. Mahkeme, tarafların mali durumlarını araştırarak hakkaniyete uygun bir nafaka miktarı belirler. Nafaka miktarı, koşulların değişmesi halinde artırılabilir veya azaltılabilir. ÜFE oranında yıllık artış uygulanması da talep edilebilir.
Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi) davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabilir. Zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Ancak boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi de talep edilebilir; bu durumda mahkeme boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Edinilmiş mallara katılma rejimi, 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir.
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler, aile mahkemesinden koruma kararı talep edebilir. Başvuru, şahsen mahkemeye, savcılığa veya kolluğa yapılabilir. Mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de dahil olmak üzere, ilk başvuru üzerine derhal koruma kararı verebilir. Koruma kararı ile birlikte uzaklaştırma, iletişim yasağı ve konuta yaklaşmama gibi tedbirler uygulanır.
Yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararının Türkiye'de geçerli olabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekmektedir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50-59. maddeleri bu süreci düzenler. Tanıma davası ile yabancı mahkeme kararı Türkiye'de kesin hüküm etkisi kazanır ve nüfus kaydına işlenir.
Deneyimli ekibimizle hemen iletişime geçin, haklarınızı birlikte koruyalım.